20 Ocak 2008 Pazar

FATİH’İN FETHİ


FATİH’İN FETHİ
Tarihin sayfalarını karıştırdığımız zaman dünya üzerinde birçok fetihler ve işgaller olmuş olduğunu göreceğiz. Bu inceleme neticesinde göreceğiz ki İstanbul’un Fethi taşıdığı mana yönünden farklılık arz ediyor. Sultan Mehmet’e kadar birçok sultanın denediği bu olay, peygamberimizin muştusuna nail olabilmek içindi. Olayın stratejik boyutu da diğer önemli bir faktördür. Sultan Mehmet’ in İstanbul’u alması bizim açımızdan bir fetihtir. Ordu kumandanı da bir fatihtir. Fatih Sultan Mehmet sadece şehri fethederek bu unvanı kazanmadı. O halkın gönlünü fetheden koca hükümdar olarak tarihe ismini Fatih Sultan Mehmet olarak yazdıracaktır.
“O sadece bir padişah değildi. O iyi bir devlet başkanı, büyük komutan, diplomat, bilim adamı, mühendis, şair ve sanatkârdı.” Fatih, adaleti, hoşgörüsü, milletine verdiği değer, bilime ve bilim adamlarına gösterdiği önemden ötürü halkın gönlünü fethetmeyi başarmıştır. Bu ortamı oluşturmak için birçok fermanlar yayınlamıştır. Bunlarla yetinmeyip halkın içine giderek onların sıkıntılarını yerlerinde görmüştür ve hemen müdahale etmiştir.
Sıkıntıların yaşandığı ve bitmediği günümüzde de Fatih ruhlu yöneticilere ihtiyaç duyulmaktadır. Halkı bilen ve halkın içinde olan, halkını seven ve ona güvenen yöneticiler ihtiyaç duyduğumuz bu zamanlarda Fatihi anlayanların çoğalmasını gönülden isteriz. Bu günlerde elimde okumakta olduğum kitap “Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi” Mustafa Uslu tarafından yazılmış, papatya yayınları tarafından basılmıştır. Kitap, Fatih ve Fetih hakkında bilmemiz gereken birçok olayı gençlerin anlayacağı şekilde, sade bir anlatımla okuyucuya sunmuştur. Kitabın her sayfası meraklı okuyucularını çağırmaktadır. Ama ben birçok bölüm içinde Fatih’ten sonra onun arkasından söylenenler ile ilgili bir bölümü kitaptan aynen iktibas etmek istiyorum. Fatih ruhlu gençlerimizin ülkemizin geleceği adına okumayı ve çalışmayı elden bırakmamaları temenni ve niyazıyla bütün bir milleti selamlıyorum.


FETİH VE FATİH HAKKINDA SÖYLENENLER

Molla Câmî
(D:1414-Ö:1492)
İranlı Şair ve Bilgin
"Bir zamanlar dünya senin atalarının atlarının varlığıyla övünürdü. Şimdiyse, bütün dünyanın tek övündüğü insan sensin. Şimdiye kadar taç ve taht sahibi olan padişahlar için de senin gibi erdemli ve olgun olan kim vardır?"

Trabzonlu Georgios (Georgios Trapezuntios)
(D:1396-Ö:1486)
Bizanslı Bilgin
"Şüphesiz İkinci Mehmet, Kirus'tan da Büyük İsken­der'den de Sezar'dan da büyüktür. Hatta tek cümle ile söyle­necek olursa; o, gelmiş geçmiş bütün hükümdarlardan üstün­dür"

Dukas
(XV. Yüzyıl) Bizans Tarihçisi
"Sultan Mehmet, gece yatağında, gündüz makamında İs­tanbul'dan başka bir şey düşünmüyordu. Şehri nasıl fethede­ceğini düşünmekten gözüne uyku girmezdi. Şehir ve çevresinin planlarını kendi eliyle çizerdi. Gün boyunca bu planlan incelen savaş planlan hazırlardı. Büyüklü küçüklü binlerce problemi bizzat çözümlemeye çalışır, bu büyük kuşatmayı ha­zırlardı. Komutanlarıyla sık sık görüşür, yaya veya atlı olarak ordunun arasında sürekli dolaşırdı.

Napoleon I (Napolyon Bonaparte)
(D:1769-Û:1821)
Fransız Komutan ve İmparator
"Büyüklükte ben, onun çırağı bile olamam. Niçin? Derse­niz, bana çok acı gelen bir gerçeği açıklamam gerekir. O da şu­dur: Ben, kılıçla fethettiğim yerleri, hayatta iken geri vermiş bir bedbahtım. O ise, zabtettiği yerleri nesilden nesle intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır."

A. de Lamartine
(D:1790-0:1896)
Fransız Tarihçi, Şair ve Politikacı
"Rumların taassubu ruhları gibi kadınlaştı, halbuki Os­manlıların dinî inanışları kolları gibi erkekçesine idi. ikinci Mehmet de Konstantin gibi uyumuyordu.; lâkin onun emrin­de yek vücut olmuş on binlerce çeri, nankör bir şehrin orta­sında kendi hallerine bırakılmış bir avuç askere karşı savaşa­caktı." (imparatorluk Yolu-11.Cilt, Tercüman Yayınlan, Sh:459)

Franz Babinger
(D:1891 /Ö:1967)
Alman Tarihçi Ve Türkolog
"Türk dünyası için Fatih, günümüze kadar, bulun imparatorların en büyüğü olup, beşer tarihinde başka herhangi bir şahsın kendisi ile karşılaştırılması çok zordur."


Yahya Kemal Beyatlı
(0:1884-0:1958) Şair
"Çok parlak fetih vakıaları İstanbul'un fethinden evvelki asırlarda da, sonraki asırlarda da yüzlerce defa vuku bulmuş, lakin hiçbiri İstanbul'un fethi kadar efsunlu bir tesir bırakma­mış, onun kadar derinden duyulmamış, onun kadar sürekli bir merakla hatırlanmamıştır. Bu görüş, her türlü edebi şişir­meden uzak bir görüştür, diyebiliriz.
Yalnız bizim aramızda değil, frenk muhitlerinde de ne za­man "Fetih" ve "Fatih" sözleri geçse, 1453 Mayıs'ının 29'uncu Salı sabahı olan vak'a ve o gün Bizans payitahtına giren genç Fatih hatırlanır. Şüphesizdir ki, Fetih vak'asının icra ettiği bu tesirin sebepleri çok uzaklarda ve çok derinlerdedir."

Halit Fahri Ozansoy
(D:1891-Ö:1971) Şair ve Yazar
"Fatih'in ilme, sanata ve âlimlerle sanatkârlara nasıl hür­met ettiği, insanlığa şeref veren bu kıymet ve meziyetleri nasıl koruduğu, bin bir şahitle tarihin kaydettiği hakikatlerdendir. Çünkü Fatih, ilmi başına saltanat tacı ile beraber taç eden bir sanatkârdı. Şairliği ve elimizdeki divanı bunun yüksek bir de­lilidir."

Hasan Ali Yücel
(D:1897-Ö:1961)
Devlet Adamı ve Yazar
"Osmanlı tarihinin en büyük devlet adamları Halil Paşa­ları, Mahmut Paşaları gözünü kırmadan boyunlarını vurdu­rup öldürten Fatih'in, tuğralı fermanını yırtıp yerlere atan her kim olursa olsun ölümle cezalandırılması muhakkak iken bu­nu yapmaması ve müsamaha ile hareket etmesi, onun ilme ve ilim sahiplerine duyduğu saygının en canlı delilidir."

Samiha Ayverdi
(D:1906-Ö:1993) Yazar
"Fatih Sultan Mehmed, kendinden evvel ve kendinden sonra gelmiş serdar ve hükümdarlar arasında, askerî ve siyasî dehasını prensip ve gayesi yolunda bir vasıta olarak kullanmış müstesnalardan bir müstesnadır. Öyle ki, yaptığı ve yapmak istediği işlerin şuuruna varmış olan bu büyük serdarın, mace­ra ve fantezi adına atılmış tek adımını dahi tespit etmek mümkün değildir" (Abide Şahsiyetler, Kültür Bakanlığı Yayın­ları, İstanbul-1976, Sh:80)

Nihat Samı Banarlı
(D:İ907~Ö:1974)
Edebiyat Tarihçisi ve Yazar

"Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı imparatorlarının belki en kültürlüsü ve en iyi terbiye görerek yetişeni idi. Onda bir taraftan, babasının büyük ehemmiyet verdiği ve bir hüküm darı, iyi hazmettiği takdirde, büyük insan yapan tasavvuf ter­biyesi; öte yandan daha çocuk yaşta iken iki defa babasının tahtına oturtulmak gibi bir hükümdarlık tecrübesi gelişmiştir.
Fatih, bu terbiye ile bütün güzel sanatlardan, ileri ve serbest bir görüşle anlıyor; kendisi de şiir yazıyordu."istanbul'da ikinci Mehmed tarafından tesis edilen ve Fa­tih külliyesi diye anılan muazzam medrese teşkilatı, bir taraf­tan Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk üniversitesi, bir taraftan da o çağlar ilminin en büyük merkezlerinden biri olmuştur." (Resimli Türk Edebiyatı-Cilt:l, MEB Basımevi, İstanbul-1983, Slv.418)

Nurettin Topçu
(D:1909-Ö:1975)
Yazar
"İstanbul Fatihinin eserini yalnız ülkeler fethinden ibaret sananlar aldanıyorlar. Onun bize bıraktığı eser, bundan daha büyük şeylerdir. Ve biz bu eserlere bugün dünden daha müh tacız, Eğer meşum kader, sonradan irademizi yerlere sermeseydi; İstanbul'un alınmasıyla değil, ondan önce ve daha mü­him olan Fatihin gelmesiyle bizde Rönesans başlayacaktı. Zira insanlığın tarihinde yepyeni ve benzeri görülmemiş bir hadise oldu: Âlim ve adıl bir hükümdar taze bir iman ile kıvranan bir kavmin basma geçiyordu. Tarih, kudretli hükümdarları çok görmüştü. Fakat bunların çoğu çakallar gibi saldırdığı beldeleri yıkarak medeniyetleri söndürmüş, kestiği kafalardan piramitler ve kuleler yapmış, kan avcılarıydı, insanlık bu gün onları nefretle anmaktadır..."

Ahmet Kabaklı
(D:1924-Ö:2001)
Gazeteci, Yazar ve Edebiyat Tarihçisi
"Fatih sultan Mehmed, devrinin seçkin şairlerindendir, Avnî mahlası ile şiirler bir divan dolduracak kaçlar çok şiir yazmıştır, Farsça beyitleri de vardır. Cihan tarihinde zaferleri ve kültür hamleleri ile devir açmış olan büyük vasıflı genç pa­dişahın, bazı gazelleri de devrinin büyük üstatları olan Neca­ti ve Ahmet Paşaları şiirleri ile kıyas edilecek değerdedir. Ki­mi şiirleri onlara nazireler şeklindedir. Onların da Avni’ye na­zireleri vardır.
Genç dâhinin o kadar cenk, sefer ve uğraşmalar arasında, benliğinin içli, derviş, mert ve hayran temayüllerini tanı samimiyetle veren bu şiirleri yazmaya nasıl vaki bulduğu daima hayretle düşünülmüştür."

Onk. Dr. Haluk Nurbaki
Yazar
"İslam inancında önemli yeri olan tevekkül düşüncesini (uyuşukluk ve tembellik) sananlar için Sultan Mehmet'in tu­tumu ve davranışları örnek olmalıdır. Çünkü kesit ve kerame­tini yakından görüp inandığı Akşemseddin hazretlerinin fetih müjdesi karşısında asla gevşememiş, madde ve mânâ alanın­da en ufak bir hata ve gaflete düşmemek için bütün gücü ile ordusunu kuvvetlendirmeye çalışmıştır. Onun stratejik bir tedbir olarak dört ay gibi bir sürede Rumelihisarı'nı inşa ettir­mesi, bugünün imkânlarıyla dahi olağanüstü bir başarıdır."
(Zafer Dergisi, Mayıs 1995, Sayı: 101, Sh: 6)

Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi” , Mustafa Uslu, Papatya Yayınları, İstanbul, Nisan 2006




Abdulkadir Gök